19/11/2009 · Kategori: Siir,Turku ve Resim
(Tüm hakları http://istiklalitamturkiye.blogcu.com/ ve Göktürkmen (A.Kutlu Ayyüce)'e aittir. Her türlü alıntı ve kullanımda kaynak bildirimi gereklidir. Blog sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.
Hayalin Hilal Evresi
Bir zaman aklımın aşkı bildiğim.
Aşkımın aklıymış; gördüm sevdiğim.
İçinde günlerce yitip gittiğim,
Olmaza ermekmiÅŸ; erdim sevdiÄŸim..
13 Nisan 2008
Göktürkmen
A.Kutlu Ayyüce
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
8/11/2009 · Kategori: Dusunce ve Duygular
BABANNEMiN SAF ve SEME KEDİSİ : Bizim oralarda tahıl tarımı yoÄŸun olarak yapılır. Bu nedenle de buÄŸdayın mamül ürünü bulgur, çokca kaynatılır. 
(Tüm hakları http://istiklalitamturkiye.blogcu.com/ ve Göktürkmen (A.Kutlu Ayyüce)'e aittir. Her türlü alıntı ve kullanımda kaynak bildirimi gereklidir. Blog sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kiÅŸilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.
Öykümüz, bulguru kaynatmamıza yarayan "bulgur kazanı" tabir ettiÄŸimiz edavat ve onun (yani bulgurun) kaynatıldığı, derme çatma taÅŸlardan kurulmuÅŸ, ocak üzerinde durmasına yardımcı kalın demir parçasının, bulguru kaynatma esnasında ve haliyle aşırı ısınması ile ilgilidir.
Bulgur kaynatma iÅŸlemi bittikten saatler sonra soÄŸur ancak, bu demir parçası...
İşte fıkra gibi olay/hikaye burada baÅŸlıyor, babannemlerin yöre deyimiyle "saf seme" (birazcık saftirik ve aptalca demek) tabirli kedisinin, küllenmiÅŸ olan ocak üzerindeki bu demire (soÄŸudu sanarak) basması ve canhıraÅŸ bir feryatla " miyavvvvvvvvvvvvvvv !" lamasından sonra da devam ediyor!...
Bu olaylar olurken habersizim, olay anında ben yokum yani... Neyse, meydana gelmiş olan, bizim bu "saf seme" kedinin ayağını yakması durumlarından bihaber babannemlere gelmişim...
Bir acık(mış)tım sormayın gitsin ! GeçmiÅŸ gün doÄŸru mutfaÄŸa tabi bendeniz, bir ÅŸeyler atıştıracağım, baÅŸladım iÅŸte buzdolabını karıştırmaya, ne bulursam artık... Bu arada gözüm, mutfak balkonunda her zaman yaptığı gibi uzanarak güneÅŸlenen kediye iliÅŸti...
O da ne ?! Kediler patilerini yala(nı)rlar ya hani, o da öylece uzanmış patilerini yal(an)ıyor...
Ama bir gariplik var sanki hayvancağız da !!!
Patilerini yal(an)ıyor yalanmasına da bizim kedi, fakat; dikkat çekecek derecede aÄŸzı köpürmüÅŸ, bizim "saf seme" kediciÄŸin !.. Pür dikkat kesildim, evet evet kesinlikle öyle !
Ben, gençlerin tabiri ÅŸakınlık ifadesi söylemi ile aynen " donkkkkkkkk !"...
N’olmuÅŸ ya buna ? Niye aÄŸzı köpürmiÅŸ bunun ki ? (kendi kendime söyleniyorum.)
DüÅŸünebiliyor musunuz ? AÄŸzı köpürmüÅŸ bir kedi görmüÅŸsünüz, kedi :/
Öyle ya, ne oldu acaba ? KudurmuÅŸ filan mıdır acaba hayvancağız !
Sonra, ÅŸaÅŸkınlık ve panikle, içeride olan babannemin yanına koÅŸturdum !
-Babanne, babanne, var ya, sizin bu kedi kudurmuÅŸ galiba ya ! Vallla billa aÄŸzı köpürmüÅŸ bunun be, gelip baksana bir ÅŸuna !?
Benim içeri girip ve bunları söylememle maviÅŸ, tombiÅŸ babannem benim, gülmeye baÅŸladı. Ama nasıl ve ne biçim gülmek öyle !
Ben de onun gülmesine bilinçsizce sırıtmak, ÅŸaşırmak arası bir halet-i ruhiye ile, saf saftirik soruyorum:
-Babanne ne güldün ki ya ? Kedi diyorum, sizin kedi be; kudurmuÅŸ, kudurmuÅŸ ! Gel bak inanmazsan, valla, balkonda iÅŸte !
AÄŸzının kenarları köpürmüÅŸ, ya gel de bak ÅŸuna bir ?
O, hala inanılmaz kahkalarla gülüyor, bir yandan da anlatamaya çalışıyor bana;
- Benim uyuz torunum, yok yok, kudurmadı o kedi, merak etme sen, "saf seme" ya zaten birazcık o hayvan... Git sen; bulgur kaynattığımız kazanın altındaki demiri soÄŸuk san, üzerinde gezeyim de.. Ve tut, ayağını yak !
Hadi ya, gerçekten mi ? Tam saf seme canım bu sizin kedi de :)
- Eeee sonra !
-Ben de ayak yanığının acısını alır diye tutup "diÅŸ macunu" sürdümdü, demek ki patilerini yalayınca macun köpürmüÅŸ, ondandır o ?!
:)))))
Nasıldı ama?
Birtengri rahmet ve mekanını uçmaÄŸ etsin, Hakka yürüdü babannem (biz ebe deriz.)
Türk aklı valla, Türk aklı iÅŸte!..
Gül Allahım gül !..
Çok vakit önce (bir on beÅŸ yıl vardır en azından olalı) meydana geldi bu olay. Babannem ve ben epeyce bir zaman bu kediyi görünce, hınzırca göz göze gelip, sonra basardık kahkahayı...
Umarım hep severek ve gülümseyerek hatırladığım bu anı/öyküyü, sizler de beÄŸeni ve gülümsemelerle okursunuz !
Saygı ve esenlikle.
Ahmet Kutlu Ayyüce
Temmuz/2oo8
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
6/11/2009 · Kategori: Siir,Turku ve Resim
(Tüm hakları http://istiklalitamturkiye.blogcu.com/ ve Göktürkmen (A.Kutlu Ayyüce)'e aittir. Her türlü alıntı ve kullanımda kaynak bildirimi gereklidir. Blog sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kiÅŸilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur. SAHTE ve SUHTE Åžiirin Hikayesi
Cumhuri Türkçe anlatamadık. Belki anlarlar diye; nevzuhur Osmani lisan ile yaz eyledik...
Umulur ki; anlarlar ve dilenir ki, sürç-ü lisan eylemiÅŸ isek affolur...
Kalp kâlbi buÄŸzlu, munkabız akli…
Çün, din-i batılsın, dilemma dilli…
Ucabat, ubusat; ucabdır hali…
İdrak ül bi mantık, na ukûl senin !
Ahbab-ı müstemlek, küffar-ı gammaz
İştigâlen abes; muktebes olmaz…
Kinin din eylemiÅŸ; hilkâten yobaz…
Şol arzda, ukba da, har-ı hor senin !
Harc-ü mezat eyler, cem-i mukaddas…
Bey tül mal haydudu; ÅŸerr-i mütehhas…
Millet-i Türkîyi ettin mütekkâs…
ÖÅŸürü deÅŸirten; urf urban senin !
Tekâmül eylersin herden, herzeden…
İtikât bilmezsin, amel nereden ?!
Tekâpu eyleme; ehl-i salipten…
Uymuyor te’fikin, İslam’a senin !
Taklitçi imamet, nakilci nakız…
Tedrisin cehliye; hukuksuz, haksız…
Alude-i zulmet, hayırdan nakiz…
Namahdut günaha, mutabin senin !
Semada Türkmendim, zaman-ı kadim…
Çalabım; habisi, sen eyle nadim…
Fitne-i tefrikden, vahide daim…
EriÅŸtir bizleri; ey Görklü Rabbim…
Göktürkmen
Ahmet Kutlu Ayyüce
Açıklamalar :
Munkabız akli: ÇelinmiÅŸ, azaltılmış akıllı.
Din-i batıl: Sahte, gerçek olmayan dinli.
Ucabat: Acayip, tuhaf.
Ubusat: Yüzü asık, sirke satan.
Ucab: komik, gülünç.
Dilemma dilli: İkircikli ve tüm anlamlarda çatal dilli.
İdrak ül bi mantık: İdraksizlikden malül mantıksız.
Na ukûl: Akılları olmayanlar.
Ahbab-ı müstemlek: Sömürgeci ve zalim dostu.
Küffar-ı gammaz: Kâfire hizmet eden, arabozucu.
İştigâlen abes muktebes olmaz: Saçma sapan, normal olmayan iÅŸleri öÄŸrenerek yapmak olmaz.
Hilkâten yobaz: Yaradılıştan yobazlık.
Arz ve ukba: Yalan ve gerçek alem anlamında.
Harc-ü mezat: Öldüm fiyatına, bedava satış yapmak.
Bey tül Mal: Devlet hazinesi.
Åžerr-i mütehhas: Bela, ÅŸer uzmanı.
Cem-i mukaddas: Kutsallar toplamı (maddi ve manevi).
Millet-i Türkî : Türk milleti.
Mütekkâs etmek: Tembel, üretmeyen, üÅŸengeç etmek.
ÖÅŸürü deÅŸirtmek: Burada, (öÅŸür) ondalıkları bile deÅŸirtmeye baÅŸlatmış, genel dilencilik anlamı verilmiÅŸtir.
Urf(u) urban: Çöl Arabı örfü, hukuku.
Tekâmül eylemek: DeÄŸiÅŸmek.
Herden ve herzeden: Her türlü yol, naneden.
İtikât : İnanma, inanç.
Amel: Burada, ibadet ve islami eylemler kastıyla.
Tekâpu eylemek:Kavuk sallamak, birinin emrinde seyirtmek.
Ehl-i Salip: İslam dışı, tahrif edilmiÅŸ Hristiyanlık ve inançlılar.
Te’fik: Yalancılık ve iftiracılık..
Alude-i zulmet: Zulme ve zalimliğe bulaşmış.
Hayırdan nakiz: Hayırlı olana karşıt.
Tedris-i cehliye: Cahillik ve bununla ilgili eğitim almış.
Taklitçi imamet: Batı taklitcisi ve gâvur takipçisi imamlık.
Nakilci nakız: Emperyalin yapacaksın dediklerini yaparak ve bundan gelen taklitçiliÄŸi ile gerçek ve hayırlı olanı bozan.
Namahdut : Sınırsız.
Mutabin: Mutabık, uygun, yakışan.
Semada Türkmen: Gökte Türkmen ( Göktürkler).
Zaman-ı kadim: Eski zamanlarda.
Çalabım: Yunus dilleyle; Allahım, Birtengrim.
Habis: Kötü.
Nadim: PiÅŸman.
Fitne-i tefrik: Bozgunculuk, ayrıştırcılık.
Vahid: Birlik, bütünlük.
Görklü Rabbim: Görkemli, ulu, yüce Rabbim
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
30/10/2009 · Kategori: Edebiyat Katkilari
(Tüm hakları http://istiklalitamturkiye.blogcu.com/ ve Göktürkmen (A.Kutlu Ayyüce)'e aittir. Her türlü alıntı ve kullanımda kaynak bildirimi gereklidir. Blog sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kiÅŸilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.
Cumhuriyet Bayrımı Kutlaması Üzerine:
Öncelikle, kendimizi kandırmayalım. Gerçek ne denli acı da olsa, bunu kabul edip, oradan baÅŸlanmalı !
Ülke, cumhuriyet ve devrimlerin amacı Atatürk çizgisinden sapmıştır, asıl varması amaçlanan noktanın tam zıttı istikametine vardırılmıştır.
Devrimin bütünsel amacı; uluslaÅŸma aÅŸamasını tamamlamaya varmaktı, olmadı; dinsel, etnik, cemaat ırkçılığı hortladı...
Devrimin temeli, anti-emperyalist ve "istiklal-i tam "ulus/devlet olmaktı. Olmadı, yerine olan biten ortadadır!
Emperyalizmin güdümüne girmiÅŸ, maddi ve manevi (insan potansiyeli ve onların geleceÄŸi dahil) tüm deÄŸerlerini, özelleÅŸtirerek satmış bir ülke görüyoruz.
Atatürk ve cumhuriyet felsefesi bunu amaçlamamıştı, arzulamamıştı. Demek ki, ortada bir yenilgi vardır. Günü birlik, güya bayram kutlamacı ve aÄŸlaÅŸmaya benzer vicdan rahatsızlığı ile yapılan temenniler, bu gerçeÄŸi deÄŸiÅŸtirmiyor !
Ülke, Abd ve Ab sömürgesi olmuÅŸtur. Cumhuriyet düÅŸmanları, Türk düÅŸmanları, Atatürk düÅŸmanları, Türkçe düÅŸmanları ve elbette ulus ve üniter yapı düÅŸmanları, ermperyalizmle el ele, kol kola bu görevi baÅŸarı ile yerine getirmiÅŸ bulunmaktadır.
Kimi sahte milliyetçiler ve kimi utanmazca kalp Atatürkçüler, devrimi bölümsel aldılar, kimi sadece laikliÄŸi, kimi sadece ulusalcılığı, kimi de ne idüÄŸü belirsiz bir devletçiliÄŸe takılıp kaldılar...
Atatürk'ü, 1923 Türk Aydınlanma Devrimi'ni bölümsel öngörenler; ya saftır, saftiriktirler. Ya da art niyetli, maskeli hainler ve sahtekârlardır !
Ben, bölümsel olanın hep kalp ve sahte olduÄŸunu iddia ettim ve böyle gördüm, dibini eÅŸelediÄŸimde de bu maske takmışlığı; hep doÄŸrulanmış olarak tespit ettim.
Kimse kendini kandırmasın. Dilek, temenni, aÄŸlaÅŸmalara benzer yazınsal saçmalamalar, emperyalizm ve onun her türden iÅŸbrlikçilerini güldürmektedir. Beni dahi acı, acı güldürmektedir.
Cumhuriyet, Türk cumhuriyetidir... " ılımlı ya da radikal dinci yeni Osmanlı" veya " iÅŸbirlikçi, bölücü etnikçi demokratik" ya da omurgasız ve karaktersiz liboÅŸların "numaralı" cumhuriyeti deÄŸil...
Buna sahip çıkmayanın kutlama yazı ve katkısı yapmasını, siyasi ve iktisadi görüÅŸleri çeliÅŸik, bilirbilmezlik veya bilmezbilirlik cahilliÄŸinden öte veya beri de görmüyorum.
Aslolan, bütünsel olarak devrimlerin tamamına sahip çıkabilmektir...
Aslolan, devrimin antiemperyalist karakterde olmasını hiç akıldan çıkarmadan ve önemsemektir...
Aslolan, ulusun, ülkenin ve devletin "bilakaydüÅŸart" ve de "istiklal-i tam"lığına halel getirenlere karşı durabilmiÅŸliktir.
Bunlar yoksa, kimse kusura bakmasın, hızla sürüleÅŸtirilmiÅŸ "Türk" (!) birey kölelerin; ülkesi, cumhuriyeti, ulusu filan olmaz, olamaz; kölelerin hiç bir ÅŸeyi olmaz, sadece efendileri ve sahipleri olur !
BoÅŸuna mı diyorlar sanıyorsunuz; "Türkiye, yönetimi Türklere bırakılmayacak kadar önemli bir mevkideki ülkedir" diye ?!
Bu açıklamalardan sonra, utanç içinde bir Türk ve Atatürk evladı olarak, ne kadar cumhuriyet kutlanırsa, ben de o kadar kutlayabiliyorum (!)
Kendimden ve bu ülkede olan bitene boÅŸ boÅŸ bakanlardan utanarak, hepsinden önemlisi; bize bu emaneti bırakan M. Kemal Atatürk'ten utanarak ve bu hislerle kutluyorum cumhuriyeti !
Esenlikler dilerim.
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
28/10/2009 · Kategori: Tarih,Kisiler ve Olaylar
(Tüm hakları http://istiklalitamturkiye.blogcu.com/ ve Göktürkmen (A.Kutlu Ayyüce)'e aittir. Her türlü alıntı ve kullanımda kaynak bildirimi gereklidir. Blog sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kiÅŸilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.
Atatürk emaneti, aziz Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluÅŸ yıldönümü, tüm Türk ulusuna kutlu olsun...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::
