15/2/2009 · Kategori: Edebiyat Katkıları

(Tüm hakları http://istiklalitamturkiye.blogcu.com/ ve Göktürkmen (A.Kutlu Ayyüce)'e aittir. Her türlü alıntı ve kullanımda kaynak bildirimi gereklidir. Blog sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.

Aklının toprağından bir avuç al, serp kalbinin pırıltılı zeminine... Kalbinin acıları, akıl toprağının berraklığında büyüsün !

Acılarına kalbinin, en özge yerinde ve daha da önemlisi akıl toprağında çiçekler açtır. Seni üzgün kılan, seni umutsuza salan, beyninin sömürgeleşmesi veya sömürgeleştirilmesidir !.. Buna izin vermektir...

Köle halinle aşkı yaşarım sanıyorsun demek ? Köle aşk yaşayamaz, köle acı yaşar, önce beyni köleleşir bi haber kölenin ve mankurt olur !..

Mankurtluk; sadistine ilgi duymakın mazoşistçe bilgisidir. Kölelik, insan tanımından çık demenin zorbaca dayatmasıdır !

Böcek gibi hissediyorsun işte ! Başlangıç noktanı kaybetmişsin...

Ölçebildiğin: Acı ve ağlamaya benzerliğin öte veya berisinden başka da değil... Ölçmek yoksa, yoktur biriktirmek. Doğru diye ve gayet emin kendinden, pek bir cakayla kâlp cebine alıp koyduğun soyut şeyler, ki akılsız olduğu için, (haliyle) yanlış çıkarak seni akılsızlaştırıyor !

Akılsızlaştırmak en büyük acıdır. Böyle olmalıdır "öyleler" ve öyleyse...

Biriktirmek yoksa, bilmek nasıl olur?

Aşkın bilgisi nasıl olur ya da bilgisi mi olur aşkın ?! Bilmediğine nasıl ilgi duyarsın ? Nasıl bilinmeze şiirler yazar, türk(ü)ler havalandırırsın ?

Sevgiyi bilmeden, saygıyı bilmeden, vefayı ve sadakati bilmeden ve en önemlisi gerçeği bilmeden nasıl aşk dersin, diyebilirsin, bunca sahtelik ve ucuzluğa ?

Kavramsal saçmalamalar(ın)dan çıkarsanmış seçmeceler yazar; bakın ben ağladım; aşağılayanıma, benim umutsuzluğum ve böcekliğime neden olanın çaresini bulup, bunu kalbimde çözdüm diyebilirsin! Nasıl dersin ?

Düşünmek bilmezsin, düşünmeyi sevmezsin bir kere çünkü !..

Sevmediğine, bilgisini biriktir(e)mediğine, bilgisi yok bildiğine üstelik, nasıl soyut sevgi ve salakça a ş k dersin?

Sen iyi misin !

Kâlbin aklı var mı? Aklın kâlbi ya da? Saygı nerede bulunur sence ve sevgi nice de?

Kaldı ki a ş k öyle mi !

Benzettiğin imgeler aslında simge ve o kadar çok güdüye benziyor ki; bilirsin, güdü hayvana yakın zaaftır. Zaaf insanı dağıtan, ömürden israftır.

Simgecisin, imgeyle karışmış... Aşkçısın, güdüyle karıştırmış... İnatçısın, ilke ile karışmış..

En komiği ne biliyor musun halinin? Hiç bir verili değerini aklının ve yüreğinin, kısaca ; hiç bir verili değerini varlığının kendi amacında kullan(a)mıyorsun !..

Ve sen a ş k(ı) bilirim diyorsun öyle mi ? Sevgiyi ya peki !

Sen böcek hisseden ve doldurulmuş, ey biblomsu saman -adam veya madam- : Emin misin, kendinde misin?

En önemlisi, hakikaten ve gerçekten iyi misin ?!


Şubat-İkibindokuz

Göktürkmen
A. Kutlu Ayyüce

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »